
Hayat, ilerlememiz için sunduğu fırsatlar kadar kişisel gelişimimizi ve mutluluğumuzu engelleyebilecek birçok zorluk ve engel de karşımıza çıkartır. Bu engeller genellikle çözülmemiş çatışmalar, olumsuz diye nitelendirebileceğimiz ama benim şahsi olarak zorlayıcı diye tanımladığım duygular veya bizi potansiyelimizi gerçekleştirmekten alıkoyan sınırlayıcı inançlar şeklinde ortaya çıkar. Ancak, bu engelleri aşmamıza ve daha tatmin edici ve uyumlu bir yaşam yolunu açmamıza yardımcı olabilecek güçlü bir teknik var: "Bırakma" yöntemi. Bu yöntemi, ünlü psikiyatrist ve ruhsal öğretmen Dr. David R. Hawkins’in kitabında buluyoruz.
Benim için 2024 yazını farklı bir bakış açısıyla yaşamama neden olan şey de bu kitap oldu.
Bırakmanın Felsefesi
Dr. David R. Hawkins’in “Bırakmak: Teslimiyete Giden Yol” adlı kitabında tanıttığı bu teknik, bağlılıkları serbest bırakma ve hayatın akışına teslim olma etrafında dönüyor. Bırakmak, zayıflık değil, derin bir güç ve bilgelik eylemidir. Bırakma tekniğinin temel felsefesi, acı ve sınırlamaların genellikle mevcut olana direnç göstermemizden kaynaklandığına dayanır.
Bırakma tekniğinin merkezinde duygusal yüklerin kabulü ve serbest bırakılması yer alır. Duygular, insan deneyiminin temel bir parçasıdır ve yaşamlarımız üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Öfke, korku veya kin gibi zorlayıcı duyguları tutmak, kendimizi bir acı döngüsüne hapseder. Dr. Hawkins, bu duyguları kucaklayarak ve tam anlamıyla deneyimlemeye izin vererek, bu duyguların üzerimizdeki etkisini kademeli olarak bırakabileceğimizi öğretir. Bu süreç, duygularımızı bastırmak değil, yargılamadan kabul etmektir. Duyguların gücünü kaybetmesini sağladıkça, özgürlük ve huzur hissini deneyimlemeye başlarız.
Bilinç Ölçeği
Dr. Hawkins’in öğretilerinde "Bilinç Haritası" önemli bir yer tutar; bu ölçek, insan duygularını ve varoluş durumlarını en düşükten en yüksek seviyeye kadar sıralar. Ölçeğin alt seviyelerinde utanç, suçluluk, kayıtsızlık ve korku gibi duygular bulunur. Bu duygular, güçsüzlük ve acı hissini destekler. Hiyerarşinin üst seviyelerinde ise sevgi, neşe ve aydınlanma gibi duygular yer alır; bunlar güçlenme ve mutlulukla ilişkilidir. Bırakma tekniği, bu ölçek üzerinde nerede olduğumuzu fark etmeyi ve bilinç seviyemizi yükseltmek için bilinçli olarak çaba göstermeyi içerir.

Bırakma Tekniği için Kullanılabilecek Pratik Adımlar
Kitap, Bırakma tekniğinin felsefesini anlattıktan sonra, bu güçlü yöntemi hayatımıza nasıl dahil edebileceğimiz konusunda bazı pratik adımlar sunuyor:
Farkındalık: İlk adım, düşüncelerinizi, duygularınızı ve bağlılıklarınızı fark etmektir. Günlük olarak içsel durumunuzu değerlendirin ve sizi engelleyen olumsuz duyguları veya sınırlayıcı inançları tanımlayın.
Kabul: Duygularınızı yargılamadan kabul edin. Onları bastırmak veya kaçmak yerine tam anlamıyla deneyimlemeye izin verin. Kabul, bırakma sürecinin kritik bir parçasıdır.
Teslimiyet: Hayatın doğal akışına teslim olun. Evrenin sizin için bir planı olduğuna ve her şeyin bir nedeni olduğuna güvenin. Hayatınızdaki her şeyi kontrol etme ihtiyacını bırakın.
Affetme: Hem kendinizi hem de başkalarını affedin. Kin ve öfkeyi sürdürmek sadece acıyı daha da körükler. Affetmek, bırakma ve iyileşme için güçlü bir araçtır.
Meditasyon: Günlük rutininize meditasyonu dahil edin. Meditasyon, içsel huzur ve mindfulness geliştirmeye yardımcı olur ve zorlayıcı düşünceleri ve duyguları bırakmayı kolaylaştırır.
Şükran: Mevcut an ve hayatınızdaki nimetler için bir şükran duygusu geliştirin. Şükran, eksikliklere odaklanmak yerine etrafınızdaki bolluğa yönelmenizi sağlar.
Rehberlik Arayın: Bırakma tekniğine aşina bir terapist, danışman veya ruhsal öğretmenden rehberlik almayı düşünün. Onlar size değerli bilgiler ve destek sağlayabilirler.
Yaşadığım bir örnek üzerinden de Bırakma tekniğinin beni neden bu denli etkilediğini anlatmak istiyorum. İlişkilerimde ait olma isteği, uzun yıllar boyunca büyük bir mücadele alanı benim için. Sosyal çevremde kabul görme, başkalarıyla güçlü bağlar kurma arzusu, bazen sağlıksız bir şekilde kendimi kanıtlama çabasına dönüşüyordu. Bu bağlılık, sık sık yalnızlık ve yetersizlik hissine neden oluyordu.
Dr. Hawkins’in "Bırakmak" yaklaşımını hayatıma entegre ettikten sonra, bu duyguların kökenine inmeye başladım. Ait olma isteğinin, aslında içsel güven eksikliğinden ve tabi ki en temelde de sevilme isteğinden kaynaklandığını fark ettim. Bu isteği bırakmak, kendimi daha fazla kabul etme ve içsel huzuru bulma sürecine girmemi sağladı. Bağlantı kurma ihtiyacı, artık kendimle uyumlu olma ve içsel değerlere odaklanma ile yer değiştirdi. Sonuç olarak, ilişkilerimde daha sağlıklı sınırlar koyabildim ve başkalarıyla olan bağlantılarım daha anlamlı hale geldi.
Bırakmanın Faydaları
Bırakma tekniğini hayatınıza dahil ettikçe, derin bir dönüşüm deneyimleyeceksiniz. Bu tekniğin bazı önemli faydaları şunlardır:
Duygusal Özgürlük: Zorlayıcı duygular tarafından köleleştirilmekten kurtularak daha fazla huzur ve neşe yaşarsınız.
İyileştirilmiş İlişkiler: Geçmiş kırgınlıkları ve kinleri bırakmak, başkalarıyla daha sağlıklı ve tatmin edici ilişkiler kurmanıza yardımcı olabilir.
Gelişmiş Yaratıcılık: Zihinsel dağınıklığı ve duygusal yükleri serbest bırakarak daha büyük yaratıcılık ve yenilik kapılarını açarsınız.
Ruhsal Büyüme: Bırakma tekniği, ruhsal uyanış ve öz farkındalık için güçlü bir araçtır, sizi daha yüksek bir bilinç seviyesine bağlar.
Azalan Stres: Kontrolü bırakıp hayata güven duyduğunuzda, stres ve kaygıda önemli bir azalma yaşarsınız.
コメント